AY
Astrolojiye göre güneş, birincil verendir. Haritanızda güneşin yeri, yaşamınızda enerji ve canlılık yaydığınız yerdir. Güneş burcunuz, kendinizi ifade etme tarzınızı, dışarıya nasıl ışıdığınızı gösterir.
Ay, güneşin enerjisini alıp sonra yansıttığı için ay burcunuz, ışık ve enerjiyi alışınızdaki etkililiğeişaret eder. Böylelikle ay, Kabalanın birincil ilkesini özetlemektedir: Ay güneşin ışığını yalnızca,yeryüzünde ona en çok ihtiyacı olan bizlere geri vermek için alır. Gecenin karanlığında bize yolumuzu gösteren aydır.
Her gezegen, bir sağ, bir sol veya bır dışıl,bir eril şeklinde iki burcu yönetir. İstisna Olarak Ay ve Güneş sadece birer burcu yönetirler ve Zodyak'ın dişil ve eril yarılarına hükmederler. Güneş, nereye gideceğimize işaret ettiği kadar, güçlü bir geleceğe yönelimi de bünyesinde barındırır. Nereden geldiğimizle ilgili söyleyecek çok şeyi olan Ay'ın tersine.
Ay, duygu dünyamızı, içgüdüsel tepkilerimizi ve bilinçaltımızı yönetir. Ay aynı zamanda bu yaşamda yanımızda getirdiğimiz geçmiş yaşam duygusunu temsil eder. Küçükken, çocukluk döneminde anneyle olan ilişkimiz sayesindeoluşmuş, tüm koşullanmalarla şekillenir.İhtiyaçlarımızın nasıl karşılandığı,beslenme ve bakımımızla ilgilenen kişiyi, annemizi nasıl algıladığımızı,duygusal ihtiyaçlarımızın nasıl karşılandığını anlatır. Bunların hepsi bizim hafızamıza kaydolmuştur. Daha sonra içgüdüsel olarak dışarıya yansıttığımız tepkilerin kökenini oluşturur. Alıştığımız bu davranışlarla kendimizi güvende hissederiz. Ayın fonksiyonu hissetmektir. Hareket etmek ve karar almak değildir.
Ay, IC ve onun yöneticisiyle birlikte, en geniş anlamda bizim nereden geldiğimizi; duy-gusal arka planımızı, köklerimizi, geçmişimizi ve bize aktarılan mirası açıklar. Davranış biçimimizi de karakterize eder. Çocukluğumuzda çevremizdeki işaretleri yanıtlarken çimimizi de karakterize eder. Çocukluğumuzda çevremizdeki işaretleri yanıtlarken geliştirmiş olduğumuz davranış alışkanlıklarına ve hala belki de istem dışı olarak, bu alışkanlıkların zoruyla nasıl davranma eğiliminde olduğumuza dikkati çeker. Ay ve açıları, çoğu zaman, farkında olmadan, esasen otomatik olarak, uyaranlara ne şekilde tepki verdiğimizi betimler. Örneğin Ay Mars İle birlikteyken, çarçabuk ve öfkeli biçimde tepki verebilir, harekete her zaman balıklama dalma eğilimindedir. Ay-Satürn ise tepkilerinde kontrollü görünür, tedbirli ve dikkatli biçimde karşılık verir.Ayımızın açıları duygularımızı ifade etmekle ilgi kolaylık veya güçlüklerimizi gösterdiği kadar bu duyguların doğasını da açıklar. Duygularımız, kalıtımla bize aktarılanlarla fazlasıyla ilgili olduğu kadar yetişme dönemimizde bizi çevrelemiş olan, farkında olmasakda, içselleştirdiğimiz duygu ahnosferiyle de bağlantılıdır.Ay, genel anlamda, evimizi ve domestik tercihlerimizi anlatır. Evimiz, bizim 'beslendiğimiz yer' dir. Ay' ımız en geniş anlamıyla bizim başkalarını nasıl besleyip desteklediği-mizi, kendimizi karşılaştığımız hayat durumlarına ve insanlara göre nasıl ayarlayıp uyumladığımızı söyler. İdealde, farklı insanlara ve deneyimlere bireysel bazda tepki vermemiz gerekir. Çünkü her yeni durum farklı bir tepkiyi talep eder: Farklı spontan bir duygusal tepkiyi ve farklı bir davranışsal tepkiyi.
Ay, evimizin bize bir sığınak olması anlamında yuvanın da göstergesidir. Duygusal Demir atma anlamında bir sığınak, güvende hissedebildiğimiz ve kendimiz olabildiğimiz bir yer, dış dünyanın gözlerinden uzakta terliklerimizle dolaşıp istediğimiz biçimde davranabildiğimiz bir yer. Ay, kendi içsel yuvamızda nasıl hissettiğimizle de ilişkili olup, bu ilişki başkalarına tepki veriş tarzımızı ve onlann da bize geri iletimde bulunuş tarzım etkiler.Ay'ımızın söylediği biçimde geri çekilme eğilimindeyizdir. Çünkü buna aşinayızdır.Her şeyden öte, köklerimizi, geldiğimiz yeri anlatır. Bir çocuk olarak kendimizi nasıl güvende hissettiğimizi, hatta özellikle güvende hissetmediğimizde (belki Ay'ımız, söz gelimi Satürn, Uranüs ya da Pluto' dan zorlayıcı açılar alıyordur) bile Ay'ımızın temsil ettiğidavranış biçimlerine çekilme eğilimindeyizdir. Çünkü bu gezegen bağlanhda olduğumuz alışkanlık modellerini ayrınhlarıyla betimler. Bu durum kahveyle birlikte sigara içmeye benzer.
İçinde en rahat ettiğimiz domestik ortamı tanımlamasının yanında, Ay'ımızın açıları, çoğunlukla birlikte yaşanması ne denli kolay veya zor bir insan olduğumuzu ve başkalarıyla birlikte yaşamayı ne denli kolay veya zor bulduğumuzu da gösterir. Bu yine bizim bağdaşma kapasitemizle ve duygusal olarak güvende hissetme ölçümüzle oldukça ilgilidir. Eğer kendimiz olmanın güvenli olduğunu hissedersek, o zaman çoğunlukla daha spontan bir tarzda davranabilir, başkalarının farklı yaşam biçimlerine, farklı alışkanlıklarına (özellikle domestik alışkanlıklarına!), ruh hali dalgalanmalarına, vb. koşullarla bağdaşma konusunda daha yetenekli oluruz.
Ay, annenin başlıca göstergesidir. Hepimizin biyolojik bir annesi vardır ve Ay'ımızonunla ilgili deneyimlerimizi niteler. Aynı zamanda şu ana kadar üzerinde durduğumuz etkenlerin çoğunu da etkileyen erken dönemdeki beslenip bakılma deneyimlerimizin tümü hakkında çok şey söyler. Bir, iki veya çok sayıda aile tarafından yetiştirilen, belki de bir bakım kurumunda yaşamış olan çocukların haritalarındaki Ay (MC-IC ekseni ve bunların yöneticileriyle birlikte), bütün bu bakımı üstlenen farklı kişileri, aynı zamanda' gerçek anne yi, farklı yollarla da olsa çoğunlukla gösterir. Özetle; bakımı üstlenen kişi veya kişiler her kim olursa olsun Ay, erken dönemdeki anneyle ilgili deneyimlerimizi betimler. Ay, anne-baba olmanın 'Seni, her durumda kabul edeceğim. Seni koruyacağım, sana bakacağım. Duygusal olarak rahat ettirip, sana kendi duygularım keşfedip ifade edebileceğin gü-venli bir yer sağlayacağım. Duyguların ne olursa olsun kabulleneceğim. Korku, öfke ve kaygıların için bir tampon olacağım' diyen yönü ile ilgilidir.
Bulunduğu burç yaşama ve çevremize nasıl tepki verdiğimizi, duygularımızınasıl deneyimlediğimizi, kendimizi nasıl mutlu hissettiğimizi anlatır. Ayın bulunduğu ev ise kendimizi güvende hissettiğimiz yaşam alanıdır. Bu evde duygularımıza açık olmamız,hayatla duygusal düzeyde bir bağ kurmamız,kendimize ve diğer insanlara sevgi ve şefkat göstermemiz, ve hayatımız için sağlam bir temel oluşturmamız gerekir. Ayın yaptığı açılar ise duygu ve alışkanlıklarımızı deneyimleme, kullanma, başkalarına tepki verme ve duygusal ihtiyaçlarımızı giderme konularında rahatlığımızı ve sıkıntılarımızıgösterir.
Ay, hava burçlarında duygularla temasa geçmektense onlarla akıl ve mantıkla başa çıkmayı tercih eder.
Toprak burçlarındaki ay soğukkanlı bir şekilde problemlerin üstesinden gelebilmek için adımlarını nasıl sağlam atabileceğini araştırır.
Ateş gruplarında içgüdüsel olarak kendilerini canlarını sıkan şeyi durdurmaya ve ihtiyaçlarının ardından gitmeye zorlar.
Ay su grubunda ise çok fazla sezgisel ve duyarlıdır. Duygular ve hisler denge sağlamak zordur.
Ay, bilincimizin bilinmeyen çok önemli bir bölümünü kapsar. Yaşamımızın ruhudur.Bu duyguların anlaşılıp açığa çıkarılması gerekir. Ay dişi bir öğedir.Negatif ve alıcıdır. Bu enerji harekete geçmez, aktif değildir. Tepki verir ve bekler. Bizim sevme ve sevilme ihtiyacımızdır.Ayın bulunduğu burç kişinin bilinçaltındaki varoluş tarzını temsil eder. Duygusal ihtiyaçlarımızı yansıtır.
KAYNAK:SUE TOMPKİNS ,AÇILAR